Müşteri Nasıl Kaçar?

“Ay çok pardon üzerinize döktüm kahveyi, ama böylece beyaz eteğinizi renklendirmiş olduk, zaten içiniz gözüküyordu bu etekle”

“Sizin yüzünüzdeki bu sivilceleri ve kraterleri geçirebilecek bir ilaç yok, hangi ilacı yazsam nafile işe yaramaz, yüzünüzü yıkamıyor musunuz? Siz niçin bu hale geldiniz?”

“Üzerinize iğrenç durdu bu elbise, göbeğinizi katları dâhi belli oluyor, duba gibisiniz bence siz bu elbiseyi almayın”

“Abi ya sen oturdun araba çöktü, yere yakın gitme riskini aldığım için ekstradan para isteme hakkım olduğunu düşünüyorum”

“ Sadece bakıyor musun? Sadece bakmak ne demek? Paran olmadığını biliyorum dostum, beni de kendini de kandırma!”

Her müşterinin isteği ayrı, aradığı ayrı… Empati kurma mevzusuna ise, “Çok Güzel Hareketler Bunlar”da Tezgahtarı izledikten sonra karar verdim. Müşteriyi kaçırmak ne kadar kolay bir durumdur, orada 5 dakika daha fazla zaman harcamasını sağlamak ne kadar zor. Yardımcı olmak istersiniz, o tek başına kalmak istiyordur. Tek başına kalarak alışveriş yapsın, yardım isterse söylesin dersiniz; bu seferde hiç ilgilenmediler olur. Yakıştı derseniz yalancı, yakışmadı derseniz kaba olursunuz. Beyaz yalanlar söylersiniz el mahkum… “Her şey çok güzel olacak” dünyasında müşteri ile beraber kendinizi kaptırmak istersiniz. Her işin kendine göre zorlukları var, bu işlerde de olduğu gibi. Diyorum ki bir gün müşterileri dükkana sokan değil de, kaçıranlar kazansa eğlenceli olmaz mı? İçinizi döker, süper motive olursunuz.

 

Not: Bu yazı, alışveriş yaptıktan sonra eve geldiğimde ben bunu neden almıştım diye sorduğum ürünler almama neden olan başarılı satışçılara itafen yazılmıştır 🙂